Başkan Erdoğan: “Türkiye’yi kalıcı biçimde yüksek gelirli ülkeler ligine taşımayı istiyoruz”

muhabiriz.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “2028 sonunda inşallah 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız. Kişi başına gelirimiz ilk kez 21 bin doları yakalayacak. Türkiye’yi kalıcı biçimde yüksek gelirli ülkeler ligine taşımayı istiyoruz. Enflasyonu tek haneye düşürmekte kararlıyız, program döneminde 2,5 milyon yeni istihdam imkânı sağlayacağız. İşsizlik oranımızı yüzde 8’in altına indirmeyi ümit ediyoruz. Cari açığımızdaki kalıcı iyileşme sürecek, mal ihracatımız ise ilk kez 300 milyar doları aşacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Konuşmamın başında bu sabahki kalleş saldırıda şehit olan kahraman emniyet mensuplarıma bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve Emniyet Teşkilatımızın başı sağ olsun.

Önemli konu başlıklarını mütalaa ettiğimiz bir Kabine Toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Yükseköğretim, ekonomi, sosyal hizmetler ve dış politika başta olmak üzere geniş bir yelpazede yaptırdığımız değerlendirmelerin ve aldığımız kararların ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Toplantının mahiyetine geçmeden evvel, Ahlat’ta gerçekleştirdiğimiz son kabine toplantımızdan bu yana yurt içinde ve yurt dışında neler yaptığımızı şöyle kısaca bir hatırlatmak istiyorum.

25-30 Ağustos tarihleri arasında idrak ettiğimiz zafer haftamızı önemine uygun şekilde bu sene de dolu dolu geçirdik. Ahlat ve Malazgirt’teki törenlerde milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğini tüm dünyaya bir kez daha ilan ettik. 27 Ağustos’ta iki önemli programımız vardı. Önce bu sene 50. yaşını kutlayan Türk savunma sanayinin lider kuruluşlarından ASELSAN’ın Gölbaşı yerleşkesini ziyaret ettik. Orada savunma sanayimiz adına üç iftihar verici adımı aynı anda attık. 460 milyon dolar değerinde toplam 47 araçtan oluşan çelik kubbe sistemlerini kahraman ordumuzun envanterine kazandırdık. ASELSAN’a ait 280 milyon dolar değerinde 14 kritik tesisin resmî açılışını gerçekleştirdik.

“HER BİR SAVUNMA ÜRÜNÜNÜN AMACI TÜRKİYE’Yİ EN ÜST DÜZEYDE KORUMAKTIR”

900 futbol sahasından daha büyük bir alanda 1,5 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temelini attık. Bu stratejik projemiz tamamlandığında inşallah bölgenin en ileri savunma teknolojileri merkezlerinden biri olacak. Sistemler sistemi olan çelik kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir ligin oyuncusu hâline geliyoruz. ASELSAN’daki savunma sanayii şölenimizin ülkemize karşı husumet besleyenlerde endişeye sebep olması elbette anlaşılır bir durumdur. Ama burada asıl tuhaf olan, ülkemiz içindeki kimi çevrelerin hazımsızlığıdır. Çelik kubbe vatandaşı değil, yandaşı koruyacak diyecek kadar gözünü nefret bürümüş bir güruhun varlığı –üzülerek söylüyorum- ülkemizin güvenliği noktasında kaygı durulması gereken bir ruh hâlidir.

Daha kötüsü bu milletimizi bölen, ayrıştıran, siyasi tercihlerinden dolayı halkın çoğunluğunu aşağılayan sorunlu bir yaklaşımdır. Çünkü tabancasından tüfeğine, insansız hava aracından füzesine, tankından gemisine, uçağından radarına kadar her bir savunma ürününün amacı Türkiye’yi ve 86 milyonun her bir ferdini en üst düzeyde korumaktır. Nasıl hükûmetimizin açtığı yollardan, havalimanlarından, hastanelerden, okullardan, yurtlardan ve daha nice eserden vatandaşlarımızın tamamı faydalanıyorsa, çelik kubbe de 86 milyona hizmet edecektir. Ana muhalefet partisi genel başkanının Sinop’ta savunma sanayii ile ilgili aynı yaklaşımı sergilemesi bir başka basiretsizlik örneğidir. Neymiş? Balıklar ve turistler füze denemelerinden rahatsız oluyormuş. Allah aşkına, şu ciddiyetsizliğe bakar mısınız, doğru desen doğru değil, komik desen komik değil. Aslında biraz araştırsa, söylediklerinin absürtlüğünü kendisi de görecek. Fakat beyefendi yalnıza komutla hareket ettiği için bu basit gerçeği bile araştırma gereği duymuyor.

“NÜKLEER SANTRALE KARŞI ÇIKMAK CEHALET ÜRÜNÜ DEĞİL İSE ANCAK ART NİYETLE AÇIKLANABİLİR”

Burada kısa bir parantez açarak bu zatın nasıl bir cehalet girdabında debelendiğini göstermek istiyorum. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da birinci, dünyada 17’nciyiz. Su ürünleri ihracatımız 2004-2024 döneminde miktar olarak 10 katına değer olarak 20 katına çıktı. 2002 yılında 27 bin ton olan ihracatımız, 2002 yılında 27 bin ton olan ihracatımız 2024 yılında 313 bin tona, parasal değer bakımından 96 milyon dolardan 2 milyar dolara yükseldi. Sinop’ta da benzer bir başarı hikâyesi söz konusu. Bu şehrimizde dört yılda avcılık ve yetiştiricilik amaçlı üretim 15 bin tondan 35 bin tona, tutar olarak ise 117 milyon dolara ulaştı. Şurası fevkalade dikkat çekicidir: Sinop’tan Rusya, Peru, Japonya, Almanya başta olmak üzere dünyanın 25 farklı ülkesine ihracat yapılıyor. Ülkemizde üretilen Türk somonunun üçte biri Sinop’ta yetiştiriliyor. Yani ortada bu şahsın iddia ettiği gibi problemli bir tablo yok. Nükleer santral konusuna gelince, çevreci maskeli marjinal grupların buna niçin karşı çıktığını defalarca izah ettik. Nükleer enerji, dünyada 70 yıldır kullanılan bir kaynaktır. 2025 yılı itibariyle 31 ülkede 416 nükleer reaktör faal hâlde.  Türkiye’nin de içinde bulunduğu 15 ülkede 62 reaktör inşa ediliyor. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, 2053 yılı net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak ve artan enerji talebimizi karşılamak istiyorsak nükleer enerjiyi üretim portföyümüze mutlaka dâhil etmek zorundayız. Toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip Akkuyu Nükleer Santralinin devreye girmesiyle tabiri caizse şeytanın bacağını kıracağız. Yıllık 35 milyar kilovat saat elektrik üretecek bu santral, ülkemizi yıllık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatından kurtaracak. Ayrıca, senelik 35 milyon ton karbon emisyonunu engelleyecek. Yurt içi gayrisafi hasılamıza toplam katkı sağlayacak. Hâl böyleyken nükleer santrale karşı çıkmak cehalet ürünü değil ise ancak art niyetle açıklanabilir. Böyle sığ bir zihniyetin ne ülkeye, ne millete, ne de Sinoplu kardeşlerimize hiçbir faydası olmaz.

27 Ağustos’a iştirak ettiğimiz ikinci törenimiz Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademimizde eğitim alan subay ve astsubaylarımızın mezuniyetiydi. 881’i subay, 4 bin 130’u astsubay olmak üzere toplam 5 bin 11 genç kardeşimizi yeni görev yerlerine uğurladık. Mezuniyet diplomalarını alan 5 bin 11 subay ve astsubayımızın her birini tekrar tebrik ediyorum.

TENKOFEST Mavi Vatan’da ülkemizin denizlerdeki gücüne bir kez daha gururla şahitlik ettik. Dört gün süren etkinlikte millî teknoloji hamlemizin genç neferleri ürünleriyle, eserleriyle, projeleriyle yetkinliklerini sergiledi. Vatandaşlarımız da TCG Anadolu başta olmak üzere Türk donanmasının son teknolojiye sahip caydırıcı unsurlarını görme imkânı buldu.

30 Ağustos’ta Millî Savuma Üniversitemizde harp okullarımızın diploma ve sancak devir-teslim törenlerine iştirak ettik. Kara, hava ve deniz harp okullarındaki eğitimlerini başarıyla tamamlayan 1405 teğmenimizin yanı sıra, 106 misafir öğrencimizin de mezuniyet sevincini paylaştık. Böylelikle 2016’dan bugüne harp okullarımızdaki toplam mezun sayımız 19 bin 735’e çıktı. Genç teğmenlerimize bir kere daha başarılar diliyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum.

103. yıl dönümünü iftiharla kutladığımız büyük zaferin kazanılmasına vesile olan tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla yâd ediyorum.

1 Eylül’de Çin Devlet Başkanı Sayın Şi Cinping’in şeref konuğu olarak Şanhay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katıldık. Teşkilat, kapsadığı 3,8 milyarlık nüfus ve 30 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle küresel planda önemli bir rol oynuyor. Türkiye olarak biz de teşkilatla ve üye ülkelerle iş birliğimizi kazan-kazan temelinde ilerletmenin gayreti içerisindeyiz.

Related Posts

Başkan Vekili Biba’dan Nilüfer’de aşure ikramı

MUHABİRİZ.COM – Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Muharrem ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla il genelinde düzenlenen aşure ikramı bu kez Nilüfer ilçesinde yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili…

Çınarcık’ın suyu entegre ediliyor

MUHABİRİZ.COM – Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, şehrin içme suyu ihtiyacını uzun yıllar boyunca güvence altına alacak olan Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni tamamladı. Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi,…