
Kalp ve damar hastalıkları denildiğinde akla genellikle erkek hasta profili gelse de kadınların kalp ve damar sistemi; hastalıkların ortaya çıkışı, belirtilerin seyri ve tedaviye yanıt açısından önemli farklılıklar gösteriyor.
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süha Çetin, tıbbi araştırmalarda hâlâ erkeklerin ön planda olduğunu belirterek, “Birçok kalp ve damar hastalığının tanı ve tedavisine ilişkin bilgilerimiz, ağırlıklı olarak erkek hastalarda yürütülen çalışmalara dayanıyor. Bu durum kadınlarda hastalıkların fark edilmesini ve doğru tanının konmasını zorlaştırabiliyor” uyarısında bulunuyor.
2026 yılında yayımlanan Avrupa Kardiyoloji Derneği bildirisi de kadınlarda mikrovasküler hastalık, damar spazmı ve koroner diseksiyon gibi cinsiyet farklılıklarına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Süha Çetin, kadınların kalp sağlığına dair bilinmesi gereken 5 kritik noktayı sıralıyor:
- En Büyük Risk Sadece Tansiyon ve Kolesterol Değil: Yüksek tansiyon ve kolesterolün yanı sıra gebelikte yaşanan preeklampsi ve gestasyonel diyabet ile polikistik over sendromu (PMOS), lupus ve romatoid artrit gibi rahatsızlıklar da ilerleyen yıllarda kardiyovasküler risk yaratıyor.
- Kritik Dönüm Noktası – Menopoz: Menopoz geçiş döneminde tansiyon, kolesterol ve metabolik değerlerde olumsuz değişimler yaşanabiliyor. 40’lı ve 50’li yaşlarda ortaya çıkan yeni riskleri yalnızca “yaşlanmaya” bağlamamak gerekiyor.
- Kalp Krizi Belirtileri Farklılık Gösterebilir: Klasik göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, bulantı, soğuk terleme ve yoğun yorgunluk kadınlarda kalp krizinin ana belirtileri arasında yer alabiliyor. Bu durum belirtilerin stres veya mide rahatsızlığı sanılmasına ve tanının gecikmesine yol açabiliyor.
- Hastalığın Arkasında Farklı Mekanizmalar Yatabilir: Kadınlarda küçük damar hastalığı, koroner damar spazmı, spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD) ve yoğun stres kaynaklı “kırık kalp sendromu” (Takotsubo kardiyomiyopatisi) daha sık görülebiliyor.
- “Anjiyoda Damarlar Temiz Çıktı” Demek Kesin Çözüm Değil: Küçük damar hastalığı ve damar spazmı klasik anjiyografide her zaman net görüntülenemeyebilir. Şikâyetleri süren hastalarda sadece büyük damarlara bakılarak karar verilmemeli, ileri tetkikler yapılmalıdır.


