
Evcil hayvanlarla kurulan bağın çocukların psikolojik ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynadığını belirten NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Cumali Aydın, hayvan sevgisinin çocuk üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Evcil hayvanların özellikle yalnızlık hisseden ve içe kapanık çocuklar için “sessiz bir sosyal köprü” işlevi gördüğünü belirten Aydın, ebeveynlere de önemli uyarılarda bulundu.
“Sorumluluk Bilincinin Özü Erken Yaşta Şekilleniyor”
Evcil hayvan bakımına katılmanın çocuğa koşulsuz sevgiyi öğrettiğini vurgulayan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Kafesteki kuşun suyunu tazelemek veya köpeğin kapına mama koymak, çocuğa ‘Benim eylemlerimin başka bir canlının hayatında karşılığı var’ fikrini aşılar. Bu durum sorumluluk bilincinin özüdür. Yapılan araştırmalar, evcil hayvanı olan çocukların akranlarına kıyasla daha yüksek benlik saygısına sahip olduğunu ve daha az yalnızlık hissettiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Çocuk Gelişimine Katkı Sağlayan 4 Temel Etki
- Sosyal Köprü ve Mıknatıs Etkisi: İçe kapanık çocukları konuşmaya veya performans göstermeye zorlamayan sessiz bir kabul alanı sunar. Park gibi sosyal ortamlarda diğer çocuklarla iletişimi kolaylaştırır.
- Duygu Düzenleme ve Biyolojik Sakinleşme: Öfkelenen veya üzülen bir çocuğun evcil hayvana sarılması, stres hormonu olan kortizolü düşürerek kalp atışlarını yavaşlatır; somut bir “anda kalma” egzersizi sağlar.
- Otizmli Çocuklarda Güvenli İletişim: Hayvanların net ve öngörülebilir beden dili, otizm spektrumundaki çocuklarda güven hissi oluşturarak göz teması ve sosyal etkileşimi artırır.
- Dijital Bağımlılığın Panzehiri: Ekran karşısındaki pasif tüketim döngüsünü kırarak çocuğu gerçek temas, empati ve motor becerilerini geliştiren aktif bir hayata yönlendirir.
“Her Çocuk ve Her Aile Evcil Hayvan Sahibi Olmaya Hazır Olmayabilir”
Evcil hayvan alımında kararın sadece çocuğun isteğine bırakılmaması gerektiğini hatırlatan Aydın, hazır bulunuşluğun yaştan ziyade dürüst bir öz değerlendirmeye bağlı olduğunun altını çizdi:
“Evcil hayvan çocuğa sorumluluk öğretmek için alınan bir ders materyali değil, ailenin yeni bir ferdidir. Çocuk öfkelendiğinde canlıyı incitmeme bilincine henüz ulaşmamış olabilir. Aileler öncelikle ‘Bu canlının ömür boyu sürecek maddi ve manevi sorumluluğuna biz hazır mıyız?’ sorusuna yanıt vermelidir. Ebeveynler asıl bakımı üstlenmeye gönüllü değilse, o hayvanı eve almamak en doğrusudur.”


